9 Haziran 2008 Pazartesi

Sıkıntılıyım ben




Bu net bağlantısının sık sık düşmesine artık iyice gıcık oluyorum, sinir oluyorum, uyuz oluyorum ve canımı sıkıyor.
Ya hani bu otomatik kaydediyordu neden güzel bir yazım güme gitti diye suçluyordum ama hata net bağlantısındaymış ben hala bağlıyım zannederek yazarken başıma gelebilecek en acı şey geldi ve yazı güme gitti.

Son pişmanık fayda vermez, testi kırıldıktan sonra çocuğa şamar atmanın faydası yoktur ve saire ve saire...

Neyse efendim tam ilham geldi yazıyorum çok şükür diyemedim kursağımda kaldı bu söz. Şimdi ilham bir daha ne zaman gelir gelse de aynı yazıyı yazdırır mı bana, kızmıştır kesin bir kaç hafta uğramaz yazıyı kaydetmeyi unuttuğum için... Ufff uff.

Sıkılıyorum işte şimdi. Evet evet, sıkıntının zirvelerine ulaştım yine. Beni sıkan her şeyden nefret ediyorum. Nefret ettikçe canım sıkılıyor. Çelişiyorum çeliştikçe de sıkılıyorum..... uff

Bu Temel'in fıkrasına döndü iyice :)) Fıkra şöyle: Temel bir gün Dursun'a derki; "Ula Tursun canum sıkılaaay" Tursun "Ula Temel neden canun sıkılaayu uşağım?" diye sorar "Saçlarum töküleyu Tursun" der. "Eee peki uşağum tohtora cittin mu bunun içün?" Temel "Hee gittüm uşağım dedi ki sıkıntı yapmayacaksun saçların ondan döhüleeyu" :D

Hiç yorum yok: